Akıcılık birden gelmez, oturur
Akıcılık bir gün açılıveren bir kapı değildir. Yavaşça oturan bir alışkanlıktır. Önce hızlı düşünmeye başlarsın, sonra cümleler hızlanır, sonunda dil senin ritmine eğilir.
Bu oturma süreci, kişiden kişiye değişir ama hep aylar, çoğu zaman yıllar alır.
Bir dille kurulan ilişki, ömür boyu açık kalır.
Plato dönemleri, kayıp değildir
Belli bir noktada ilerleme görünmez olur. Yeni kelime girmiyor gibi, akıcılık aynı kalıyor gibi hissedersin. Bu, kayıp değil yerleşme dönemidir.
Platoda sabırla aynı dilsel ortamlarda kalmak — okuma, dinleme, sohbet — yeni atılımı hazırlar.
Çok dilli yaşam, uzun bir ilişki gibidir
Birden fazla dille yaşamak benim için de hâlâ açılmaya devam eden bir alandır. Bir dili ne kadar konuşursanız konuşun, içinde keşfedilecek yeni bir köşesi her zaman vardır.
O yüzden öğrenciye söyleyebileceğim en dürüst cümle şudur: acelesi yok — bu süreç ömür boyu açık kalır.
“Dilin acelesi olmaz; o, hayatına sessizce yerleşir.”
Ben de hâlâ üç dilin içinde her yıl yeni bir köşe keşfediyorum. Bu süreç bitmez — ve bitmemesi en güzel tarafı.
— Canan Akyüz

